logo
×
Projenizle ilgili temel bilgileri doldurarak en uygun çözüm önerisini oluşturalım.
Müşteri Türü
İletişim Bilgileriniz
Kurumsal Bilgileriniz
Talep Ettiğiniz Hizmetler

Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz.








Projeniz Hakkında

Beklentilerinizi, hedeflerinizi veya teknik gereksinimlerinizi kısaca paylaşabilirsiniz.

Örnek Siteler & Dosya Yükleme
Tahmini Bütçe Aralığınız

Webito Yazılım olarak profesyonel çözümler sunabilmenin belirli bir ekip ve zaman maliyeti olduğunu biliyoruz. İhtiyaçlarınızı en iyi şekilde analiz ederek, sizin için en doğru çözümü sunmaya hazırız.


Talebiniz Başarıyla İletildi!

Değerli müşterimiz, teklif talebiniz ekibimize ulaştı.

Uzman ekibimiz projenizi en kısa sürede inceleyerek sizinle iletişime geçecektir.

Mesai saatleri içinde aynı gün dönüş yaparız.

Çalışma Saatleri: Hafta içi 09:00 - 18:00

Sabah bir müşteriniz arıyor: "Sitenize giremiyorum, bir hata veriyor." Telefonunuzdan deniyorsunuz, gerçekten açılmıyor. O an akla aynı anda on soru geliyor: Site mi çöktü, hosting mi bitti, hacklendik mi, kimi arayacağım? Bu yazıda o ilk dakikalarda ne yapmanız gerektiğini adım adım anlatıyoruz: sorunun sizin cihazınızda mı yoksa sitenin kendisinde mi olduğunu nasıl anlarsınız, ekrandaki hata mesajı size ne söylüyor, en sık karşılaşılan gerçek nedenler neler ve hangi durumda kimi aramanız gerekir. Teknik bilgi gerektirmeyen kontrolleri kendiniz yapabilirsiniz; hangi noktadan sonra işi uzmana devretmeniz gerektiğini de açıkça söyleyeceğiz.

Önce Panik Değil, Sistem: Sorun Sizde mi, Sitede mi?

Site erişim sorunlarının önemli bir kısmı aslında sitede değil, bakan kişinin tarafında yaşanır. Ofis internetinde bir kesinti, modemde takılan bir DNS kaydı, tarayıcının eski bir kopyayı hatırlaması ya da şirket ağındaki bir güvenlik duvarı, size "site çökmüş" hissi verebilir. Bu yüzden ilk iş, sorunun gerçekten sitede olduğunu doğrulamaktır. Aksi halde hosting firmasıyla yarım saat görüşüp "bizde her şey normal görünüyor" cevabını alırsınız ve zaman kaybedersiniz.

En hızlı doğrulama yöntemi şudur: telefonunuzun Wi-Fi bağlantısını kapatın, mobil veriye geçin ve siteyi tekrar açmayı deneyin. Bu tek hamle, sizi ofis ağınızdan ve modeminizden tamamen ayırır. Site mobil veride açılıyorsa sorun büyük olasılıkla kendi ağınızdadır; siteniz aslında ayaktadır ve müşterilerinizin çoğu ona erişebiliyordur. Site mobil veride de açılmıyorsa sorun gerçekten site tarafındadır ve bir sonraki aşamaya geçmeniz gerekir.

İkinci doğrulama katmanı, farklı bir insandan teyit almaktır. Başka şehirdeki bir tanıdığınıza veya bir çalışanınıza "şu adresi açar mısın" diye yazın. Üçüncü katman ise bağımsız kontrol servisleridir: tarayıcınıza "is it down" ya da "site açık mı kontrol" gibi bir arama yazdığınızda çıkan servisler, sitenizin dünyanın başka noktalarından erişilebilir olup olmadığını birkaç saniyede test eder. Bu servisler "sadece sizin için mi kapalı, herkes için mi kapalı" sorusuna net cevap verir.

Bu üç kontrolün toplamı birkaç dakikanızı alır ama sonrasında atacağınız her adımı doğru zemine oturtur. Bir kafe sahibi düşünün: sabah kasadaki tablette site açılmıyor diye paniğe kapılıyor, oysa sorun kafenin o sabah kopan fiber hattı. Mobil veri testi yapılsaydı beş saniyede anlaşılacaktı.

İlk Beş Dakika: Kendiniz Yapabileceğiniz Basit Kontroller

Sorunun kendi tarafınızda olma ihtimalini elemek için şu kontrolleri sırayla yapın. Hiçbiri teknik bilgi gerektirmez ve hiçbiri siteye zarar veremez.

  • Gizli pencere deneyin. Tarayıcınızda gizli (incognito) bir pencere açıp siteyi orada deneyin. Tarayıcılar hız için sayfaların eski kopyalarını saklar; bazen bozuk bir kopya takılı kalır. Gizli pencere bu önbelleği devre dışı bırakır.
  • Farklı bir tarayıcı deneyin. Chrome'da açılmayan site Firefox'ta açılıyorsa sorun tarayıcı ayarlarınızda veya bir eklentinizdedir, sitede değil.
  • Adresi elle ve doğru yazın. Yer imlerinden veya geçmişten tıklamak yerine adresi elle yazın. Bazen kaydedilmiş link eski bir alt sayfaya gider ve o sayfa kaldırılmıştır; site ayaktadır ama siz kalkmış bir sayfaya bakıyorsunuzdur.
  • Modemi yeniden başlatın. Klişe ama gerçek: modemler zamanla DNS kayıtlarını ve bağlantı tablolarını şişirir. Kapatıp açmak bu tabloyu sıfırlar. Site herkes için açık ama sadece sizin ofiste açılmıyorsa ilk şüpheli modemdir.
  • VPN veya güvenlik yazılımı var mı, kontrol edin. Bilgisayarınızda açık kalmış bir VPN, sizi başka bir ülkeden bağlanıyormuş gibi gösterir. Bazı sunucular belirli ülkelerden gelen trafiği güvenlik gerekçesiyle engeller. VPN'i kapatıp tekrar deneyin. Aynı şekilde bazı antivirüs programları web trafiğini filtreler ve siteyi yanlışlıkla engelleyebilir.
  • Şirket ağındaysanız telefonla test edin. Kurumsal ağlarda IT departmanının koyduğu filtreler bazen kendi sitenizi bile kapsama alanına alabilir. Mobil veri testi burada da devreye girer.

Bu listeyi bitirdiğinizde elinizde net bir bilgi olur: sorun ya sizin tarafınızdadır ve muhtemelen çözülmüştür, ya da site tarafındadır ve artık hata mesajını okuma vakti gelmiştir.

Hata Mesajı Aslında Size Yol Gösteriyor

Çoğu kişi ekrandaki hata mesajını okumadan kapatır. Oysa o mesaj, sorunun nerede olduğunu söyleyen en değerli ipucudur. Doktora gitmeden önce ateşinizi ölçmek gibidir: teşhisi siz koymazsınız ama doğru bölüme gitmenizi sağlar. En sık karşılaşılan hata ailelerini ve ne anlama geldiklerini tek tek açıklayalım.

"Bu siteye ulaşılamıyor" ve DNS hataları

Tarayıcı "sunucunun IP adresi bulunamadı" veya "DNS adresi çözümlenemedi" benzeri bir mesaj veriyorsa, internetin telefon rehberi diyebileceğimiz DNS sistemi alan adınızı bir sunucuya çeviremiyor demektir. Bunun en yaygın iki nedeni vardır: alan adınızın süresi dolmuştur ya da alan adının yönlendirme kayıtları yakın zamanda değiştirilmiş ve bir yerde hata yapılmıştır. Alan adı süresi dolduğunda site bir anda değil, kayıt firmasının sürecine göre kademeli olarak erişilmez hale gelir; bu yüzden "dün açılıyordu, bugün açılmıyor" tablosunun klasik nedenlerindendir. Bu hatayı görüyorsanız ilk arayacağınız yer alan adınızı aldığınız firmadır, hosting firması değil.

"Bağlantı zaman aşımına uğradı"

Bu mesaj, alan adının doğru sunucuyu gösterdiğini ama sunucunun cevap vermediğini anlatır. Kapıyı buldunuz, çalıyorsunuz, içeriden ses gelmiyor. Nedeni sunucunun tamamen kapalı olması, aşırı yük altında olması ya da güvenlik duvarının sizin IP adresinizi engellemesi olabilir. Özellikle şu detaya dikkat edin: site sizde zaman aşımı veriyor ama başkalarında açılıyorsa, sunucunun güvenlik sistemi sizi yanlışlıkla engellemiş olabilir. Bu, yönetim paneline art arda yanlış şifre girildiğinde sık yaşanır. Çözüm için hosting firmanıza IP adresinizi iletmeniz yeterlidir.

500 Internal Server Error ve beyaz ekran

Sunucu ayakta, isteğinizi aldı ama işlerken kendi içinde bir hataya çarptı. Bu genellikle sitenin kodundan veya yapılandırmasından kaynaklanır: bozuk bir eklenti güncellemesi, hatalı düzenlenmiş bir ayar dosyası, uyumsuz bir PHP sürümü. WordPress sitelerde güncelleme sonrası bembeyaz bir ekranla karşılaşmak da aynı ailedendir. Bu hatanın kritik özelliği şudur: sorun hosting firmasının donanımında değil, sitenizin yazılımındadır. Yani muhatabınız çoğu zaman siteyi yapan ekiptir. "Dün gece eklenti güncellemesi yaptım, sabah site 500 veriyor" cümlesi, teşhisin yarısını kendiliğinden koyar.

502, 503 ve 504 hataları

Bu üçlü, sunucu tarafındaki bir sıkışmayı anlatır. 503 genellikle "sunucu şu an hizmet veremiyor" demektir: bakım modu açık kalmış olabilir ya da sunucu kaynakları tükenmiştir. 502 ve 504, sitenizin önündeki sistemle arkadaki sistem arasındaki iletişimin kopması anlamına gelir. Ziyaretçi olarak yapabileceğiniz tek şey kısa bir süre sonra tekrar denemektir; site sahibi olarak yapmanız gereken ise hosting firmasına bu hata kodunu ve gördüğünüz saati iletmektir. Ani bir trafik patlaması, kötü niyetli bir yoğun istek saldırısı veya paylaşımlı sunucudaki başka bir sitenin kaynakları tüketmesi bu hataların tipik nedenleridir.

403 Forbidden

Sunucu sizi tanıdı ama içeri almıyor. Dosya izinlerinde bir bozulma, güvenlik eklentisinin aşırı korumacı bir kuralı ya da sunucu güvenlik duvarının bir engellemesi olabilir. Site tamamen 403 veriyorsa ve yakın zamanda bir güvenlik eklentisi kurduysanız veya ayar değiştirdiyseniz, ilk şüpheli odur.

SSL ve "Bağlantınız gizli değil" uyarıları

Tarayıcı kocaman bir uyarı sayfasıyla "bu sitenin güvenlik sertifikasında sorun var" diyorsa, sitenizin SSL sertifikası büyük olasılıkla süresi dolduğu için geçersiz kalmıştır. Site aslında ayaktadır ama tarayıcılar ziyaretçiyi korumak için araya girer ve çoğu ziyaretçi o uyarıyı görünce geri döner. Yani ticari etkisi site çökmesiyle neredeyse aynıdır. Ücretsiz sertifikalar otomatik yenilenir ama yenileme mekanizması bir kez bozulursa kimse fark etmeden süre dolar. Bu uyarıyı görüyorsanız hosting firmanıza "SSL sertifikamız süresi dolmuş görünüyor, yenilenmesi gerekiyor" demeniz genellikle yeterlidir.

"Hesap askıya alınmıştır" sayfası

Sitenizin yerinde "This account has been suspended" veya benzeri bir sayfa duruyorsa durum nettir: hosting firması hesabınızı bilinçli olarak durdurmuştur. En yaygın neden ödemenin yapılmamış olmasıdır; fatura e-postası eski bir adrese gitmiş, kartın süresi dolmuş, otomatik ödeme başarısız olmuş olabilir. Daha nadir nedenler arasında sitenin hacklenip zararlı içerik yaymaya başlaması ve firmaların bunu fark edip hesabı koruma amaçlı dondurması vardır. Her iki durumda da tek muhatap hosting firmasıdır ve genellikle telefonla çözülür.

En Sık Karşılaşılan Gerçek Nedenler

Yılların pratiğinde erişim sorunlarının büyük bölümü birkaç tanıdık senaryoya oturur. Bunları bilmek, teşhis sürenizi ciddi biçimde kısaltır.

  • Alan adı süresi doldu. Yenileme hatırlatması yıllar önce açılmış, artık bakılmayan bir e-posta adresine gidiyordu. Site bir sabah DNS hatası vermeye başladı. Alan adları dolduğunda çoğu kayıt firması bir telafi süresi tanır; bu sürede yenileme genellikle normal bedelle yapılır, ancak süre uzadıkça geri alma maliyeti artar ve en kötü ihtimalle alan adı başkası tarafından kapılabilir.
  • Hosting ödemesi yapılmadı. Yukarıda anlattığımız askıya alma sayfasının klasik nedeni. Ödeme yapıldığında site genellikle kısa sürede geri açılır.
  • SSL sertifikası yenilenmedi. Site ayakta ama tarayıcı uyarısı yüzünden kimse giremiyor.
  • Güncelleme sonrası çökme. Bir eklenti, tema veya altyapı güncellemesi mevcut kurulumla çakıştı. Belirti genellikle 500 hatası veya beyaz ekrandır. Bu senaryoda "en son ne değişti" sorusunun cevabı, çözümün kendisidir.
  • Disk veya kaynak kotası doldu. Hosting paketinizin disk alanı, log dosyaları veya yedeklerle dolduysa site yeni istekleri karşılayamaz hale gelebilir. E-postalarınızın da aynı anda sorun çıkarması bu senaryonun tipik işaretidir.
  • Site hacklendi. Bazen site tamamen kapanır, bazen başka bir sayfaya yönlenir, bazen de hosting firması zararlı yazılım tespit edip hesabı dondurur. Böyle bir şüpheniz varsa izlemeniz gereken adımları web siteniz hacklendiyse yapmanız gereken acil adımlar rehberinde ayrıntılı anlattık.
  • Ani trafik yükü veya saldırı. Bir kampanya, bir haber ya da kötü niyetli yoğun istek trafiği sunucuyu doyurur; site herkes için yavaşlar veya 503 vermeye başlar.
  • DNS veya taşıma kaynaklı geçiş sorunları. Site yakın zamanda başka bir sunucuya taşındıysa, değişikliğin internete yayılması saatler alabilir ve bu sürede kimi ziyaretçi eski sunucuyu, kimi yenisini görür. "Bazılarında açılıyor, bazılarında açılmıyor" tablosunun en yaygın nedeni budur.

Sorunu Daraltma: Adım Adım Teşhis Sırası

Yukarıdaki bilgileri tek bir akışa bağlayalım. Site açılmadığında şu sırayla ilerleyin; her adım bir sonrakinin muhatabını netleştirir.

  • Adım 1: Mobil veri testi. Telefonda Wi-Fi kapalı, mobil veri açık. Açılıyorsa sorun kendi ağınızda; modem ve tarayıcı kontrollerine dönün. Açılmıyorsa devam edin.
  • Adım 2: Hata mesajını aynen not alın. Ekran görüntüsü alın. "Bir hata veriyor" cümlesi destek ekibine hiçbir şey söylemez; "ERR_CONNECTION_TIMED_OUT yazıyor" cümlesi teşhisin yarısıdır. Saati de not edin.
  • Adım 3: Alan adınızın durumunu sorgulayın. Herhangi bir whois sorgulama sayfasına alan adınızı yazın. Bitiş tarihine bakın. Tarih geçmişse veya çok yakınsa büyük olasılıkla nedeni buldunuz. Kayıtlarda "clientHold" gibi bir durum ifadesi görüyorsanız alan adı askıdadır ve muhatap kayıt firmasıdır.
  • Adım 4: E-postalarınız çalışıyor mu, bakın. Kurumsal e-postanız siteyle aynı hosting üzerindeyse ve o da durmuşsa, sorun tekil bir yazılım hatası değil, hesap veya sunucu düzeyindedir. E-posta çalışıp site çalışmıyorsa sorun büyük olasılıkla sitenin yazılım katmanındadır.
  • Adım 5: Hosting paneline girmeyi deneyin. Panele girebiliyorsanız orada uyarı, duyuru veya kota bildirimi var mı bakın. Girmeyi denemek bile bilgi verir: panel de açılmıyorsa sunucu veya hesap genelinde bir sorun vardır.
  • Adım 6: "En son ne değişti" sorusunu cevaplayın. Dün gece güncelleme mi yapıldı, yeni eklenti mi kuruldu, alan adı ayarına mı dokunuldu, kartınız mı yenilendi? Erişim sorunlarının önemli kısmı son yapılan değişikliğin hemen ardından ortaya çıkar. Bu bilgiyi destek ekibiyle mutlaka paylaşın.

Bu altı adımın sonunda elinizde şu üçlü olur: sorunun sizde değil sitede olduğunun kanıtı, hatanın tam metni ve muhtemel neden. Artık doğru kişiyi arayabilirsiniz.

Kimi Aramalısınız? Doğru Muhatabı Bulmak

KOBİ'lerin bu krizde en çok zaman kaybettiği nokta, yanlış kapıyı çalmaktır. Web dünyasında üç ayrı hizmet, üç ayrı firmada olabilir: alan adı bir yerde kayıtlıdır, hosting başka bir firmada olabilir, siteyi yapan ajans da üçüncü bir taraftır. Kimi zaman üçü aynı yerdedir, kimi zaman değildir. Hata tipine göre muhatap şöyle belirlenir:

  • DNS hatası, alan adı bulunamıyor: alan adı kayıt firması. Whois sorgusunda "Registrar" satırında hangi firma yazıyorsa muhatabınız odur.
  • Askıya alındı sayfası, zaman aşımı, 502/503, SSL süresi: hosting firması.
  • 500 hatası, beyaz ekran, güncelleme sonrası bozulma, sitenin bazı sayfalarının çalışmaması: siteyi yapan veya bakımını üstlenen yazılım ekibi.
  • Hack şüphesi: önce hosting firması (hesabı korumaya alması için), ardından yazılım ekibi (temizlik ve onarım için).

Burada acı ama yaygın bir gerçeği de söyleyelim: birçok işletme sahibi, alan adının ve hostingin hangi firmada olduğunu bilmez, çünkü bu işleri yıllar önce bir tanıdık veya eski bir ajans halletmiştir. Kriz anında bu bilgiyi aramaya başlamak en pahalı gecikmedir. Bu yazıyı okuduktan sonra ilk yapacağınız iş, sitenizle ilgili şu dört bilgiyi tek bir belgede toplamak olsun: alan adı hangi firmada ve giriş bilgisi kimde, hosting hangi firmada ve giriş bilgisi kimde, siteyi kim yaptı ve bakımından kim sorumlu, faturalar hangi e-posta adresine geliyor. Bu belge, kriz anında sizi saatlerce ileri taşır.

Destek Hattını Ararken Elinizde Olması Gerekenler

Destek ekipleri kendilerine net veri getiren müşteriye çok daha hızlı yardım eder. Aramadan önce şunları hazırlayın:

  • Alan adınız ve müşteri numaranız. Firma sizi kayıtta bununla bulur.
  • Hatanın ekran görüntüsü ve tam metni. "Site açılmıyor" yerine "şu hatayı alıyorum" diyebilmek, görüşmeyi kısaltır.
  • Sorunun başladığı tahmini saat. Sunucu kayıtlarında o zaman aralığına bakılmasını sağlar.
  • Farklı ağlardan test sonucu. "Mobil veride de açılmıyor, iki farklı şehirden denedik" cümlesi, "önce modeminizi yeniden başlatın" diyaloğunu baştan eler.
  • Son değişiklik bilgisi. Güncelleme, taşıma, ayar değişikliği, ödeme değişikliği: ne biliyorsanız söyleyin.

Bir de görüşme sırasında sormanız gereken sorular var: Sorunun kaynağı sizin tarafınızda mı, bizim tarafımızda mı? Tahmini bir çözüm süreci var mı? Bizim yapmamız gereken bir şey var mı? Bu üç soruya net cevap alamıyorsanız, görüşmeyi bir kayıt numarasıyla kapatın ve takip edin. Yazılı destek kanallarında da kayıt numarası istemeyi ihmal etmeyin; ikinci görüşmede her şeyi baştan anlatmak zorunda kalmazsınız.

Bir uyarı daha: panik anında telefonda size ulaşan, "sitenizi hemen kurtarırız" diyen tanımadığınız kişilere giriş bilgisi vermeyin. Kriz anları, kötü niyetli kişilerin en sevdiği anlardır. Sadece kayıtlı olduğunuz firmaların resmi kanallarıyla ve kendi bakım ekibinizle çalışın.

Site Geri Geldi: Şimdi Ne Yapmalısınız?

Site açıldığında rahat bir nefes alıp konuyu kapatmak en doğal refleks, ama en riskli olanı. Nedeni anlaşılmamış bir kesinti, tekrar etmeye adaydır. Site geri geldikten sonra şu dört işi yapın:

  • Kök nedeni yazılı olarak öğrenin. Destek ekibinden "sorun neydi, neden oldu, tekrarını önlemek için ne yapıldı" sorularının cevabını isteyin. "Düzeldi işte" cevabıyla yetinmeyin.
  • Otomatik yenilemeleri kontrol edin. Alan adı, hosting ve SSL için otomatik yenileme açık mı, kayıtlı kart güncel mi, fatura e-postaları gerçekten baktığınız bir adrese mi geliyor? Bu üçlü, kesintilerin en büyük kaynağını kurutur.
  • Sitenin her yerini hızlıca gezin. Ana sayfa açılıyor diye her şey düzelmiş olmayabilir. İletişim formunu test edin, e-ticaret siteniz varsa deneme siparişinin ödeme adımına kadar gidin. Kesinti sırasında yarım kalan işlemler veya bozulan ayarlar olabilir.
  • Yedek durumunuzu gözden geçirin. Bu kriz ucuz atlatılmış olabilir; bir sonraki, veri kaybıyla gelebilir. Elinizde sitenin güncel ve sunucu dışında saklanan bir yedeği var mı? Yoksa, bu konuyu ayrıntılı işlediğimiz web sitesi yedekleme rehberine göz atın ve bu haftayı bitirmeden bir yedek düzeni kurun.

Bir Daha Yaşamamak İçin: Önleyici Alışkanlıklar

Kesintiyi tamamen sıfırlamak kimsenin elinde değil; sunucular donanımdır, yazılımlar günceldir ve internet yaşayan bir sistemdir. Ama kesintiyi "haftalarca fark edilmeyen felaket" olmaktan çıkarıp "kısa sürede fark edilen ve planla çözülen aksaklık" haline getirmek tamamen sizin elinizde. Bunun dört ayağı var.

Birincisi, izleme. Sitenizin açık olup olmadığını düzenli aralıklarla kontrol eden ve kapandığında size e-posta veya bildirim gönderen uptime izleme servisleri var; temel seviyede ücretsiz olanları da mevcut. Böyle bir izleme kuruluysa, sitenizin kapandığını müşterinizden değil, cebinizdeki bildirimden öğrenirsiniz. Aradaki fark, itibar farkıdır.

İkincisi, envanter. Yukarıda bahsettiğimiz tek sayfalık belge: alan adı nerede, hosting nerede, giriş bilgileri kimde, faturalar nereye geliyor, siteye kim müdahale edebilir. Bu belgeyi hazırlayın, güvenli bir yerde saklayın ve şirkette en az iki kişinin nerede olduğunu bilmesini sağlayın.

Üçüncüsü, takvim. Alan adı, hosting ve varsa ücretli sertifika yenileme tarihlerini telefonunuzun takvimine, bitiş tarihinden birkaç hafta önce uyaracak şekilde işleyin. Otomatik yenileme açık olsa bile bu hatırlatma, kart değişikliği gibi sessiz kırılmaları yakalar.

Dördüncüsü, düzenli bakım. Güncellemelerin denetimli yapılması, yedeklerin düzenli alınıp geri dönülebilirliğinin test edilmesi, güvenlik taramaları ve kesinti anında arayabileceğiniz, sitenizi zaten tanıyan bir ekip. Kriz anında sitenizi hiç görmemiş birine "acil bakar mısınız" demek ile altyapınızı bilen bir ekibe tek mesaj atmak arasındaki fark, tam da böyle günlerde ortaya çıkar. Bakımı kendi içinizde mi yürütürsünüz, dışarıdan mı alırsınız; bu, ekibinizin teknik kapasitesine ve sitenizin işinizdeki ağırlığına bağlı bir karardır. Sitesi tanıtım amaçlı bir atölye ile cirosunun önemli kısmı siteden gelen bir e-ticaret işletmesinin ihtiyacı aynı değildir.

Sonuç

Toparlayalım: siteniz açılmadığında önce mobil veri testiyle sorunun sizde mi sitede mi olduğunu doğrulayın, hata mesajını aynen kaydedin, alan adınızın durumunu sorgulayın ve hata tipine göre doğru muhatabı arayın. DNS hataları sizi alan adı firmasına, askıya alma ve sunucu hataları hosting firmasına, kod kaynaklı 500 hataları ise yazılım ekibinize götürür. Kriz geçince de nedenini öğrenmeden dosyayı kapatmayın; otomatik yenilemeleri, yedeği ve izlemeyi yerine oturtun. Bu adımların hiçbiri teknik uzmanlık gerektirmez, sadece soğukkanlılık ve sıra ister. Öte yandan her işletme sahibinin bu süreci tek başına yönetmek zorunda olmadığını da biliyoruz: Webito olarak bakım ve destek hizmetimizde sitelerin erişilebilirliğini izliyor, yedek ve güncelleme düzenini kuruyor ve kesinti anında müşterilerimizin "kimi arayacağım" sorusunu tek bir cevaba indiriyoruz. Siteniz için böyle bir güvence isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz; mevcut durumunuza birlikte bakalım.

Sık Sorulan Sorular

Sitem herkes için mi kapalı yoksa sadece bende mi açılmıyor, nasıl anlarım?

En hızlı yöntem telefonunuzda Wi-Fi'yi kapatıp mobil veriyle denemektir; bu sizi kendi ağınızdan tamamen ayırır. Ek olarak "is it down" türü çevrimiçi kontrol servisleri, sitenize farklı noktalardan erişilip erişilemediğini saniyeler içinde gösterir. Site mobil veride açılıyorsa sorun kendi ağınızdadır, açılmıyorsa site tarafındadır.

Site açılmıyor, önce hosting firmasını mı web ajansını mı aramalıyım?

Hata tipine göre karar verin. "Sunucu bulunamadı" gibi DNS hatalarında alan adı kayıt firmasını, "hesap askıya alındı" sayfası ve 502/503 gibi sunucu hatalarında hosting firmasını, 500 hatası ve beyaz ekran gibi yazılım kaynaklı sorunlarda siteyi yapan ekibi arayın. Emin değilseniz hosting firmasıyla başlamak genellikle en hızlı eleme yoludur.

Alan adımın süresi dolduysa sitem sonsuza kadar gitti mi?

Hayır, çoğu durumda hemen gitmez. Kayıt firmaları süre dolduktan sonra bir telafi dönemi tanır ve bu dönemde alan adını genellikle normal bedelle yenileyebilirsiniz. Ancak bekledikçe geri alma maliyeti artar ve süreç sonunda alan adı serbest kalıp başkası tarafından alınabilir; bu yüzden fark eder etmez kayıt firmanızla iletişime geçin.

Tarayıcı "bağlantınız gizli değil" uyarısı veriyor, sitem çökmüş mü demektir?

Hayır, bu uyarı genellikle sitenin değil SSL sertifikasının sorunlu olduğunu gösterir; çoğu zaman sertifikanın süresi dolmuştur. Site aslında ayaktadır ama tarayıcılar ziyaretçiyi koruma amaçlı araya girdiği için pratikte kimse siteye ulaşamaz. Hosting firmanızdan sertifikanın yenilenmesini istemeniz genellikle yeterlidir.

Sitenin kapandığını müşterilerimden önce öğrenmenin bir yolu var mı?

Evet, uptime izleme servisleri sitenizi düzenli aralıklarla kontrol eder ve erişilemez hale geldiğinde size e-posta veya bildirim gönderir. Temel özellikleri ücretsiz sunan servisler mevcuttur. Düzenli bakım hizmeti alıyorsanız bu izlemeyi bakım ekibinizin zaten kurmuş olması gerekir; kurulmadıysa isteyin.

Site açılmıyorsa Google sıralamalarım zarar görür mü?

Kısa kesintilerde arama motorları genellikle toleranslı davranır; siteyi bir süre sonra tekrar ziyaret eder. Ancak kesinti uzadıkça sayfalarınızın dizinden düşme riski büyür ve geri dönüş zaman alabilir. Bu da kesintiyi hızlı fark etmenin ve çözmenin sadece o günkü ziyaretçiler için değil, uzun vadeli görünürlüğünüz için de önemli olduğu anlamına gelir.

Etiketler: site açılmıyor hosting sorunları alan adı yenileme SSL sertifikası sunucu hatası teknik destek web sitesi bakımı
Bu Yazıyı Paylaş